Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘hayat’

Hayatı biraz rahat bırakın, sıkıştırmayın. Peki nedir hayatı sıkıştırmak? Hayatı sıkıştırmak demek, meydana gelecek olayların mutlaka ve mutlaka sizin istediğiniz şekilde sonuçlanmasını beklemek, olayları buna zorlamaktır. Nasıl ki bir balonu sıktığınızda birçok noktadan ufak baloncuklar çıkıyorsa, hayatı sıkıştırdığınızda da baloncuk gibi birçok noktadan patlak verir. Eğer bunu yaparsanız problem yaşarsınız. Hayat sizin kontrol edebildiğiniz bir şey değildir, o size değil siz ona uymak zorundasınız.

Bazı durumlarda ne yaparsanız yapın hiçbir şekilde sonucu değiştiremezsiniz. Buna kader değil de şöyle diyebiliriz: ulaşmak istediğiniz hedefe yönelik birçok yol seçtiniz, fakat o yollardan hiçbirisi sizin istediğiniz hedeften geçmiyor. Bu durumda seçtiğiniz yolların da bir anlamı yoktur. Fakat siz yolların sonuna gelinceye kadar bunu bilmiyorsunuz. Bir yolun sonunda anlıyorsunuz ki ulaşmak istediğiniz hedef o değil. Sonra nasıl oldu da ben buraya geldim, neyi yanlış yaptım da istediğim hedefe ulaşamadım diye düşünüp durursunuz. Halbuki sizi hedefinize ulaştıracak yol zaten baştan yanlıştı ve sizi hedefinize götürmeyecekti!

Geçmiş olayları tekrar tekrar düşünmeniz, “Ben nerede yanlış yaptım?” gibi kısır döngülere girerseniz ancak sinirlerinizi yıpratırsınız. Aynen MFÖ’nün dediği gibi Olduramadım durumuna düşersiniz. İyisi mi seçimlerinizi ve kararlarınızı da biraz rahat bırakın, boğmayın. Hiçbir şey sizin olmasını istediğiniz şekilde olmak zorunda değil. Biraz realist olun.

Read Full Post »

Tanıdığınız herkes, siz, ben ve bildiğimiz her şey bir gün bu evrenden silinip gidecek. Çok anlamlı olduğunu düşündüğümüz hayatlarımızın aslında zerre kadar bir değeri yok. Gözlemlenebilen evrende yüz milyarlarca galaksi, her bir galaksinin içinde yüz milyarlarca güneş ve onlardan kat kat fazla gezegenler olduğunu düşünürsek, Samanyolu Galaksisinin bir kıyısında bulunan güneş sisteminin içindeki sıradan bir gezegen olan Dünya’da yaşayan bizlerin, bu boyutlardaki bir evren ile karşılaştırıldığında hiçbir önemi yoktur! Bu boyutlardaki bir evren ile karşılaştırıldığında, insanın bırakın diğer hayvanlardan üstünlüğünü, bir sinek veya mikroptan hiçbir farkı yoktur.

Kesin olan birşey varsa o da evrenin büyüklüğü karşısında çok anlamsız olduğumuzdur. Bir karıncadan bile farkımızın olmadığını anlamak için dünyaya uzaydan bakmanız yeterli, hatta uçaktan bile baksanız ordan hiçbirimiz görünmüyoruz. O kadar anlamsız ve küçüğüz aslında, hiçbir anlamımız yok. Algıladığımız dünya da aslında beynimizde cereyan eden elektrik akımından başka birşey değildir. Vücudumuzdaki atomların her biri yüksek ihtimalle farklı yıldızlardan geliyor. Evrenin her yerinden izler taşıyoruz, öldüğümüzde de ödünç aldığımız bu atomları evrene geri vereceğiz.

Read Full Post »

Sıkıcı Hayat

Hayat çok sıkıcı.

Hep düşünmüşümdür, insanlar bu kadar içli dışlı mı olmalı diye, aslında olmamalı. İnsan şehir hayatında yaşamaya adapte olmuş bir canlı değildir, tüm diğer hayvanlar gibi doğada yaşamaya evrimleşmiştir. Şehir hayatında yaşamaya zorlanınca da stres, depresyon ve bunun gibi bir sürü nörolojik ve psikolojik hastalıklar türemiştir.

İnsan düşünmeden edemiyor bu kadar bilim, teknoloji gerçekten gerekli mi diye. Yaşayacağımız topu topu sadece 60-70 sene filan zaten, bunun da yarısını eğitim ve benzeri gereksiz zırvalıklara harcıyoruz! Eğitimin babasını aldık ama hayatımızın içine edince pek saygı duyamıyor insan…

Hayatta hep eksik birşeyler kalıyor. Kariyer yaparsın iş bulunmaz, iş bulursun özel hayat boktan olur, para gelir başka şeyler götürür! Ne bekleyebilir ki insan? Hayat çok boktan gercekten.

Hayatımızı ne kadar doğru düzgün yaşamaya çalışırsak o kadar batıyor. En iyisi hiçbir şeyi kurcalamamak ama o da zor! Aslında en iyisi toplumu sallamadan istediğimiz gibi yaşamak ama herkes yapamıyor onu da. İnsanları ilk görüşte tanımak/anlamak kolay değil, tanıdıktan sonra da iş işten geçmiş oluyor.

Hayatta hiçbir şeye şaşırmayacaksın, imkansız/olamaz dediğin şeyler dahi olasıdır. Herşeyin mümkün olduğunu unutmadığın zaman hayat daha kolay geçer. Çünkü insan dediğin canlı herşeyi yapabilir, kimin yaptığı hiç önemli değil, insan oldu mu her zaman tetikte olacaksın, hep aklının bir ucunda “acaba” düşüncesi eksik olmayacak. Ama işte insan kapılıyor bazen. İnsanlara olmasa da olayların akışına bir şekilde. Sonraki hersey domino taşı gibi zaten. Genelde öyle olur, ama en başında ilk taşın yıkılmasına izin vermezsen diğerleri de yıkılmaz. Ben mesela hiç tahmin etmediğim birşey başıma gelirse, yok artık deyip geçer giderim, çünkü probleme takılıp kalınca problem gittikçe büyür, ama sorunu kale almayıp yoluna devam edersen yok olur gider…

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: