Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Temmuz 2012

Hayatı biraz rahat bırakın, sıkıştırmayın. Peki nedir hayatı sıkıştırmak? Hayatı sıkıştırmak demek, meydana gelecek olayların mutlaka ve mutlaka sizin istediğiniz şekilde sonuçlanmasını beklemek, olayları buna zorlamaktır. Nasıl ki bir balonu sıktığınızda birçok noktadan ufak baloncuklar çıkıyorsa, hayatı sıkıştırdığınızda da baloncuk gibi birçok noktadan patlak verir. Eğer bunu yaparsanız problem yaşarsınız. Hayat sizin kontrol edebildiğiniz bir şey değildir, o size değil siz ona uymak zorundasınız.

Bazı durumlarda ne yaparsanız yapın hiçbir şekilde sonucu değiştiremezsiniz. Buna kader değil de şöyle diyebiliriz: ulaşmak istediğiniz hedefe yönelik birçok yol seçtiniz, fakat o yollardan hiçbirisi sizin istediğiniz hedeften geçmiyor. Bu durumda seçtiğiniz yolların da bir anlamı yoktur. Fakat siz yolların sonuna gelinceye kadar bunu bilmiyorsunuz. Bir yolun sonunda anlıyorsunuz ki ulaşmak istediğiniz hedef o değil. Sonra nasıl oldu da ben buraya geldim, neyi yanlış yaptım da istediğim hedefe ulaşamadım diye düşünüp durursunuz. Halbuki sizi hedefinize ulaştıracak yol zaten baştan yanlıştı ve sizi hedefinize götürmeyecekti!

Geçmiş olayları tekrar tekrar düşünmeniz, “Ben nerede yanlış yaptım?” gibi kısır döngülere girerseniz ancak sinirlerinizi yıpratırsınız. Aynen MFÖ’nün dediği gibi Olduramadım durumuna düşersiniz. İyisi mi seçimlerinizi ve kararlarınızı da biraz rahat bırakın, boğmayın. Hiçbir şey sizin olmasını istediğiniz şekilde olmak zorunda değil. Biraz realist olun.

Reklamlar

Read Full Post »

Ünlü House M.D dizisini bilmeyeniniz yoktur. Orada en sevdiğim söz Dr. House’un söylediği ‘Everybody lies – Herkes yalan söyler’dir. Ne yazık ki şu ana kadar bunun yanlışlığını doğrulayacak birisiyle karşılaşmadım. Peki insanlar neden bu kadar yalan söylemeye ihtiyaç duyar?

Bunun sebebi çok kalabalık ortamlarda yaşıyor olmamızdan kaynaklanıyor olabilir. Kalabalık bir çevrede yaşıyorsanız, herşeyi herkesle paylaşmak istemeyebilirsiniz. Yani yaşadığınız bazı şeyleri birilerinin bilmesini, bazılarının da bilmemesini istersiniz. Doğal olarak bu durum sizi kimi insanlara karşı açık olmanızı sağlarken, kimi insanlar karşısında da kıvırmanızı gerektirir. Fakat bu kıvırma aşamalarında da o kadar saçma durumlara düşersiniz ki, kafası iyi çalışan birisi söylediklerinizin yalan olduğunu net olarak görebilir. Burada önemli olan ne söylediğiniz değil nasıl söylediğinizdir. Şurası açık ki kendinizden daha zeki birisine yalan söyleyemezsiniz. Onun içindir ki bir insanla konuşurken asla söylediklerine tam olarak inanmamalısınız. O anda söyledikleri, davranışları ve daha önceden söylediklerini bir bütün olarak ele alıp değerlendirme yapabilirseniz tam olarak ne dediğini anlayabilirsiniz.

Read Full Post »

Bunun sebebi kendi ekseni etrafında dönüş süresi ile dünya etrafında dönüş süresinin aynı olmasıdır: 27,32 gün. Kombine (bileşik) dönüş diye de anılan ve Dünya ile Ay arasındaki karşılıklı kütle çekişinin (gravitasyon) sonucu olan bu dönüş nedeniyle, Dünya’dan Ay’ın hep aynı yüzü görünür.

Fakat benim burada asıl değinmek istediğim, bilimsel gerçekliğinden çok bu durumun insan ilişkilerindeki tarafların durumuna inanılmaz benzerliğidir. İlişkilerde de bir süre sonra aynı tarafın göründüğü yüz devreye girer ve kişiler birbirlerine hep aynı ön yargıyla bakarlar. İnsanlar, belirli bir aşamadan sonra karşılıklı olarak tıpkı Dünya ve Ay’ın birbirlerine karşı olan durumu gibi bileşik dönüşe girerler. Bu dönüş sonucunda insanlar birbirlerinde bildik, alışık yüzü görürler ve sonuçta kanıksanan bir süreç ortaya çıkar. Tarafların birbirlerine gösterdiği yüz, aslında aydınlık olarak bilinen yüzdür. Kişiler tarafından anımsanması gereksiz sayılan eski duygular, unutulan yaşanmışlıklar hissedilmez ve olası hazinelerin zenginliği karanlıkta kalan öteki yüzün derinliğinde unutulur.

Read Full Post »

Bir güç hiçbir zaman uzun süre birilerinin elinde kalamaz! Bir defa güç elde edildikten sonra, gücü elde edenler arasında da paylaşım savaşı başlar. Temel döngü şudur aslında: önce rakipler indirilir (susturulur veya bastırılır), sonra da güç sahipleri arasındaki savaş başlar. Gücü elinde bulunduranlar aralarında savaşırken diğer yandan da bastırılan rakipler tekrar güçlenmeye başlar. Bu durumda gücü elinde buluduranlar güç kaybeder, döngü devam eder..

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: